Türkiye'nin uzun süredir takip ettiği yenidoğan bebek çetesi davasında önemli bir aşamaya gelindi. Soruşturma tamamlanarak, aralarında 22'si tutuklu bulunan toplam 47 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede, şüphelilerin, 112 Acil Çağrı Merkezi çalışanlarıyla işbirliği yaparak, acil durumdaki bebekleri anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine yönlendirdikleri, bu durumun bebek ölümlerine yol açtığı ve örgütün haksız kazanç elde ettiği belirtiliyor. Çetenin lideri olduğu iddia edilen Dr. Fırat Sarı'nın tıp eğitimi alırken 5 yıl terör örgütü PKK üyeliği nedeniyle hapis yattığı kendi ifadesinde de yer alıyor.
Maddi Çıkar İçin Bebek Ölümleri
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, örgütün maddi çıkar sağlamak amacıyla hareket ettiği vurgulanıyor. Hastane sahipleri ve başhekimlerin örgüt hiyerarşisine doğrudan dahil olmasalar da örgüte yardım ederek kazançlarını 3-4 kat artırdıkları ifade ediliyor. İddianameye göre, bebek hastalar uygun sağlık hizmeti alabilecekleri hastanelere sevk edilmek yerine, örgütün karlı gördüğü hastanelere yatırıldı. Buradaki temel amacın bebeklerin sağlığını iyileştirmekten ziyade, en yüksek maddi kazancı elde etmek olduğu belirtiliyor.
Çete lideri Fırat Sarı'nın yönettiği yenidoğan suç örgütü, bebekleri enfeksiyona açık yenidoğan yoğun bakım ünitelerine yatırarak bazı bebeklerin enfeksiyon kapmasına, bazılarının ise ölümüne neden oldu. Ayrıca, şüphelilerin usulsüzce düşümünü yaptıkları ilaçları hastanelerden çıkarıp satarak da kazanç elde ettikleri kaydedildi. Özel Hastaneler Yönetmeliği'ne aykırı olarak işletme devirleri yapıldığı ve danışmanlık hizmeti adı altında örgütün az sayıda doktorla çok sayıda hastaneye hizmet vermeye çalıştığı aktarılıyor. Bu durumun, sağlık hizmetinin doğrudan hemşireler ve hemşire yardımcıları tarafından verilmesine, dolayısıyla bebek ölüm sayılarının artmasına neden olduğu ifade ediliyor. İddianamede, hemşirelerin kendilerini doktor olarak tanıtıp müdahalede bulundukları, yoğun bakımların kapasite üzerinde doldurulduğu ve usulsüz epikriz raporları hazırlandığı da belirtiliyor. Şüphelilerin dijital materyallerinde “kötü hasta değerleri, iyi hasta değerleri” gibi şablonların bulunması, tetkik yapılmaksızın gözlemlere dayalı hasta kategorizasyonları yapıldığını ve raporların tek elden yazıldığını ortaya koyuyor.
19 Hastanenin Faaliyetleri Askıya Alınacak
İddianamede, “malen sorumlu” sıfatıyla yer alan 19 özel hastanenin faaliyetlerinin askıya alınması için çalışmalar yürütüldüğü belirtiliyor. Bu hastaneler arasında Özel Avcılar Hospital, Özel Avrupa Şafak Hastanesi, Özel İstanbul Şafak Hastanesi, Özel Bağcılar Medilife Hastanesi, Özel Beylikdüzü Medilife Hastanesi, Özel Bağcılar Şafak Hastanesi, Özel Birinci Hastanesi, Özel Doğa Hospital Hastanesi, Özel Reyap İstanbul Hastanesi, Çorlu Reyap Hastanesi, Özel TRG Hospitalist Hastanesi, Esenler Güney Hastanesi ve Silivri Kolan Hastanesi bulunuyor. Bağcılar Özel Şafak Hastanesi ile Medilife Sağlık Hizmetleri Hastanesi'nin zaten faaliyetlerini durdurduğu öğrenildi.
Şüpheliler Fırat Sarı ve İlker Gönen hakkında 10 kez “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “nitelikli dolandırıcılık”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve 11 kez “resmi belgede sahtecilik” suçlarından toplamda 177 yıl 6 aydan 582 yıl 9'ar aya kadar hapis cezası talep ediliyor. Gıyasettin Mert Özdemir için ise “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi” ve diğer suçlardan 180 yıldan 589 yıl 9 aya kadar hapis cezası isteniyor. Aralarında doktor ve hemşirelerin de bulunduğu 18 şüpheli hakkında bebek ölümlerinden dolayı 10 ila 437 yıl 6 ay arasında değişen hapis cezaları talep ediliyor.




