İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Esra Sungur liderliğindeki bir araştırma ekibi, bilim dünyasına yeni bir bakteri cinsi ve türü kazandırdı. 'Facivitalis istanbulensis' adı verilen bu önemli keşif, uçak yakıtından alınan örnekler üzerinde yapılan titiz çalışmalar sonucunda ortaya çıktı.
İstanbul Üniversitesi tarafından yapılan açıklamaya göre, Dr. Simge Arkan Özdemir'in doktora tezi projesi kapsamında başlayan bu araştırma, Prof. Dr. Sungur ve İÜ Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Miray Onan'ın da yer aldığı ekip tarafından üç yıl süren detaylı incelemelerle tamamlandı. Polifazik yaklaşım kullanılarak yapılan analizler sonucunda tescillenen 'Facivitalis' ismi Latince'de 'uçak yakıtında yaşayan' anlamına gelirken, 'istanbulensis' tür adı ise İstanbul Üniversitesi'ne ithaf edildi. Prof. Dr. Sungur, bu durumun üniversitenin adının dünya çapında duyulması açısından büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti. Taksonomik olarak Sphingomonadaceae familyasında yer alan bu bakteri, mikrobiyolojik korozyon üzerine yapılan çalışmalar sırasında başlangıçta yeni bir tür olarak düşünülse de, ilerleyen süreçte yeni bir bakteri cinsi olduğu anlaşıldı.
Potansiyel Uygulama Alanları ve Genetik Özellikleri
'Facivitalis istanbulensis'in keşfi, sadece biyolojik alanda değil, biyoteknolojik uygulamalar için de önemli kapılar açıyor. Gelişmiş biyoinformatik analizler, bakterinin hidrokarbonları parçalama ve özellikle uçak yakıtında bulunan aromatik bileşenleri ayrıştırma yeteneğine sahip olduğunu ortaya koydu. Prof. Dr. Sungur, bu özelliklerin çevre kirliliğiyle mücadele ve biyoremediasyon gibi kritik alanlarda kullanılabileceğini belirtti. Ayrıca, biyosürfaktan üretimi ve diğer biyoteknolojik süreçlerde de potansiyel bir mikroorganizma olarak öne çıkan bu bakteri, çevresel koşullara son derece dayanıklı yapısıyla dikkat çekiyor. Zorlu şartlarda hayatta kalabilme ve stres etkenlerine direnç gösterme yeteneği sayesinde, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmalarda önemli bir araç olabileceği vurgulandı. Bakterinin tuzlu ortamlarda bile büyüyebilmesi, çevre dostu enerji üretimi ve biyoteknolojik uygulamalar için büyük bir avantaj sağlıyor.
Genetik analizler, 'Facivitalis istanbulensis'in hidrokarbonları parçalama ve aromatik bileşenleri ayrıştırma yeteneği sağlayan 58 farklı gen ile biyosürfaktan üretimi için gerekli olan 9 özel geni barındırdığını gösterdi. Bu özel genlerin yalnızca bu bakteri türünde bulunması, çevresel kirliliği gidermede önemli bir potansiyel sunuyor. Sphingomonadaceae ailesine ait olması, petrol kirliliği ve hidrokarbon biyoremediasyon çalışmalarındaki kullanım potansiyelini pekiştiriyor.
Araştırma Sürecinde Destek ve Gelecek Vizyonu
Prof. Dr. Sungur, projenin titizlikle yürütüldüğünü ve İstanbul Üniversitesi'nin araştırma sürecine önemli katkılar sağladığını dile getirdi. Özellikle İstanbul Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi'nin desteği ve Fen Fakültesi bünyesindeki Kültür Depolama Birimi'nin keşfedilen türün saklanmasındaki rolü vurgulandı. Prof. Dr. Sungur, bu keşfin uluslararası merkezler ve araştırmacılar için büyük bir değer taşıdığını ve Türkiye'nin bilimsel araştırmalardaki potansiyelini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Bu tür keşiflerin yeni araştırmacılara ilham kaynağı olacağını ve bu alanda çalışmak isteyen bilim insanlarına her zaman kapılarının açık olduğunu ekledi. Prof. Dr. Sungur ve ekibi, Türkiye'deki birçok üniversite ile İngiltere, Hollanda, Avusturya, Hırvatistan ve İtalya gibi ülkelerdeki araştırma gruplarıyla iş birliği içinde çalışmalarını sürdürüyor. Ekip, mikrobiyal sistematik alanında dünya standartlarındaki tüm testleri yapabilme kapasitesine sahip.




