Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Şenocak, son dönemde halı saha ve futbol sahalarında gözlenen kalp krizi vakalarının artışına dikkat çekti. Ani ölümlerin ardındaki sağlık sorunlarını detaylandıran Prof. Dr. Şenocak, yüksek efor gerektiren sporlarla ilgilenen bireylerin kalp sağlıklarına özen göstermeleri ve düzenli tetkiklerden geçmelerinin önemini vurguladı. Şenocak, “Halı sahalarda spor yapılmasını kesinlikle önermiyorum! Yüksek eforlu spor yapan herkesin, yaşı ne olursa olsun kalp tetkiklerini yaptırması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Ani Ölüm Nedenleri ve Risk Faktörleri
Halı saha maçları ve futbol esnasında gençlerin ani şekilde yaşamını yitirmesine değinen Prof. Dr. Şenocak, sigara ve stresin de kalp krizini tetikleyici faktörler olduğunu belirtti. Şenocak, “Efor sırasında kalp kasıldıkça koroner arterlere baskı yaparak öldürücü ritim bozuklukları ya da kalp krizine neden olabiliyor. Halı sahaya gidenlerin kendi yaş grupları ile değil, 50 yaşındaki birey karşısındaki 20 yaşındaki gençle birlikte top oynuyor. Halı sahaya giderek spor yapmalarını kesinlikle önermiyorum. Bunun yanı sıra, koroner arterlerin kasın içinden geçmesi de riski artıran faktörlerden biridir” şeklinde konuştu. Özellikle “maling sağ koroner arter sendromu”na dikkat çeken Prof. Dr. Şenocak, bu durumun kalbin sağını besleyen koroner arterlerin anormal bir seyir izleyerek, aort ile pulmoner arter arasından geçmesi ve efor esnasında bu damarların şişerek koroner artere baskı yapmasıyla ani ölümlere yol açabileceğini ifade etti. Yüksek eforlu spor yapan herkesin, yaşı ne olursa olsun kalp tetkiklerini yaptırması gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Ani ölümlerin sadece kalp kriziyle sınırlı olmadığını belirten Şenocak, bilinmeyen kalp kapak darlığı, kalp kapaklarında çökme, doğuştan kalp kası büyümesi, kalp deliği, sağ kalpte genişleme, ritim bozuklukları, antibiyotik veya alerji ilaçlarına bağlı ölümcül ritim bozuklukları ve guatr gibi pek çok farklı nedenin de ani ölüme yol açabileceğini ekledi. Ayrıca, halı saha maçları sonrası kutlama amaçlı tatlılar yerine, vücudun sıvı ve tuz ihtiyacını karşılayacak besinlerin tüketilmesinin önemine değindi.
Sıcak Hava, Beslenme ve Egzersiz Önerileri
Prof. Dr. Hüseyin Şenocak, sıcak havalarda kalp sağlığını korumanın kritik önemine vurgu yaparak, “Sıcak havalarda vücut ısısını düşürmek için gelişen terleme ile vücudumuzdan çok fazla sıvı ve elektrolit kaybı olur. Buna bağlı tansiyon düşer ve kalbimiz bunu kompanse etmek için çok hızlı atmaya başlar. Bu durum, koroner damar hastalığı olan kimselerde kalp krizi ve ciddi ritim bozukluklarını tetikler. Bol bol su tüketilmesini tavsiye ediyorum” dedi. Nem oranının artmasının kalp hastaları için ciddi riskler oluşturduğunu, terleme nedeniyle kan akışkanlığının azaldığını ve kalbin daha fazla efor sarf etmek zorunda kaldığını belirtti. Özellikle 11.00-16.00 saatleri arasında bol su içmenin hayati önem taşıdığını ve yaz aylarında kişinin kilosuna göre günde 2,5-3 litre su tüketilmesi gerektiğini ifade etti. Şenocak, spora ara verilmemesi gerektiğini ancak güneş ışınlarının en dik geldiği saatlerde (11.00-16.00) açık havada spor yapılmamasını, spor aktivitelerinin akşam saatlerine ertelenmesini önerdi. Sağlıklı yaşam için bisiklete binme, yüzme ve yürüyüş gibi aktivitelerin tercih edilebileceğini belirtti. Beslenmenin de kalp sağlığı için kritik bir faktör olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şenocak, akşam yemeklerinin hafif olması gerektiğini, sağlıksız beslenme şekli, hareketsizlik ve sigaranın kalp için önemli risk faktörleri olduğunu söyledi. Karbonhidrat ve yağlı gıdaların dengeli tüketilmesi gerektiğini, yemek sonrası dolaşım sisteminin sindirime odaklandığını, bu nedenle sindirimi kolay besinlerin tercih edilmesi gerektiğini ifade etti. Sık sık ve az miktarda yemek yenmesi, sıvı kaybını azaltmak için sulu besinlerin, zeytinyağlı gıdaların, sebze ve meyvelerin tüketilmesinin önemini vurguladı.




