Türk Tabipleri Birliği (TTB), 19 Mayıs 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni Sağlık Raporları Yönetmeliği'ne karşı yargı yoluna başvurdu. Birlik, söz konusu düzenlemenin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle 18 Temmuz 2026 tarihinde Danıştay'da dava açtığını duyurdu.
Yönetmeliğe Yönelik Temel İtirazlar
TTB tarafından yapılan yazılı açıklamada ve dava dilekçesinde, yönetmeliğin sadece teknik bir düzenleme olmanın ötesinde, sağlık hizmetlerine erişim, hekimlerin mesleki bağımsızlığı, koruyucu sağlık hizmetleri, işçi sağlığı uygulamaları ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin ücretsiz sunumu gibi hayati alanlarda ciddi etkileri olduğu belirtildi. TTB, düzenlemenin sağlık raporlarını idari bir belgeden çıkarıp, ekonomik, dijital ve cezai yükümlülükler içeren bir uygulamaya dönüştürdüğünü ileri sürdü. Bu durumun, vatandaşların sağlık hizmetlerine ulaşımını zorlaştırdığı ve hekimlerin bilimsel değerlendirme yapma özgürlüğünü kısıtladığı iddia edildi.
Açıklamada ayrıca, yönetmeliğin sağlık raporları için ücret talep eden, dijital platform kullanımını zorunlu kılan ve usul hataları için cezai müeyyideler öngören kapalı bir sistem yarattığına dikkat çekildi. TTB, işçi sağlığı alanında işverenlerin sorumluluklarının kamu sağlık hizmetleri üzerinden karşılanmaya çalışılmasını da eleştirerek, bu durumun kamu yararına ve mevcut yasalara aykırı olduğunu vurguladı. Birlik, yönetmeliğin kanunlara uygunluk, öngörülebilirlik, ölçülülük ve kamu yararı ilkelerine aykırı olduğunu savunarak, sağlık hizmetlerini mali ve teknik koşullara bağımlı hale getirdiğini, hekimlerin takdir yetkisini sınırladığını ve vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini güçleştirdiğini iddia etti. Bu gerekçelerle TTB, yönetmeliğin yürütmesinin durdurulmasını ve iptalini talep etti.



