Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından Fahri Trafik Müfettişleri (FTM) için getirilen 70 yaş sınırı düzenlemesi, müfettişler arasında geniş yankı buldu. Fahri Trafik Müfettişi Rıza E., FTM derneğinin WhatsApp grubunda yaptığı kapsamlı değerlendirmede, bu uygulamanın kamu güvenliği açısından anlaşılır bir gerekçesi olsa da, mutlak ve otomatik uygulanmasının eleştiriye açık olduğunu belirtti.
Rıza E., mevcut sistem yerine daha çağdaş, adil ve hukuk devleti ilkeleriyle uyumlu bir çözüm önerdi. Ona göre, yaşa dayalı bir dışlama yerine liyakat, sağlık durumu ve performans temelli bir değerlendirme sistemi kurulması gerekiyor. Rıza E., gerçek hukuk devleti anlayışının bireyleri yaşlarına göre değil, görevlerini yerine getirme yeterliliklerine göre değerlendirmesi gerektiğini vurguladı ve kamu yararı ile bireysel haklar arasındaki hassas dengenin ancak bu şekilde korunabileceğini ifade etti.
Liyakat, Sağlık ve Performans Odaklı Yaklaşım
Müfettiş Rıza E., 70 yaş sınırının yerine “Liyakat, Sağlık ve Performans” esaslı bir modelin benimsenmesi gerektiğini savundu. Hukuk devletinde idarenin görevinin sadece düzen kurmak değil, aynı zamanda bu düzenin adil, ölçülü ve toplum vicdanında karşılık bulmasını sağlamak olduğunu belirtti. Trafik güvenliğinin sağlanmasının devletin hem yetkisi hem de yükümlülüğü olduğuna dikkat çeken Rıza E., asıl tartışılması gereken konunun, bu amaca ulaşmak için seçilen yöntemin hukuk devleti ilkeleriyle ne ölçüde uyumlu olduğu olduğunu kaydetti.
İdarenin ileri yaşlarda dikkat, refleks ve algılama kapasitesindeki olası değişimleri göz önünde bulundurmasının kısmen anlaşılabilir olduğunu kabul eden Rıza E., ancak “ihtimal ile kesinliğin” aynı şey olmadığını vurguladı. Her 70 yaşındaki bireyin görev yapma kapasitesini kaybettiğini varsaymanın ne bilimsel verilerle (WHO, 2015; OECD, 2021) ne de bireysel farklılıkların gerçekliğiyle örtüştüğünü dile getirdi. Bu nedenle, yaşın tek başına belirleyici bir dışlama kriteri olarak kabul edilmesinin ölçülülük ilkesi açısından tartışmalı olduğunu ifade etti (AY m.13).
Rıza E., modern hukuk sistemlerinde yaşın genellikle mutlak bir yasaklama sebebi değil, bir değerlendirme göstergesi olarak ele alındığını belirtti. Çağdaş kamu yönetimi anlayışının kişileri yalnızca doğum tarihleri üzerinden değil; bilgi birikimi, sağlık durumu, bilişsel yeterlilik ve performans gibi objektif kriterler üzerinden değerlendirmeyi esas aldığını hatırlattı. Anayasa Mahkemesi ve Danıştay içtihatlarında da idarenin takdir yetkisinin mutlak olmadığı, kamu yararı ve ölçülülük ilkeleriyle sınırlı olduğunun açıkça vurgulandığını ekledi (AY m.125; Danıştay içtihatları).
Daha Dengeli ve Çağdaş Bir Model Önerisi
Rıza E., Fahri Trafik Müfettişliği için daha dengeli ve çağdaş bir modelin kurulmasının mümkün olduğunu ifade etti. Ona göre, 70 yaş, görevin otomatik olarak sona erdiği bir sınır değil, bir “yeniden değerlendirme sürecinin” başlangıcı olarak kabul edilmelidir. Bu çerçevede dört ana öneri sundu:
- Periyodik Sağlık Değerlendirmesi: 70 yaşını dolduran müfettişler için görme, işitme, dikkat ve bilişsel yeterlilik gibi trafik tespiti açısından kritik unsurların objektif kriterlerle ölçüldüğü düzenli sağlık kontrolleri yapılmalıdır.
- Mevzuat Güncelleme Eğitimleri: Trafik kurallarındaki değişiklikler, teknolojik gelişmeler ve denetim yöntemlerindeki yenilikleri kapsayan düzenli eğitimler zorunlu hale getirilmelidir.
- Geçmiş Performans Değerlendirmesi: Müfettişlerin geçmiş performansları dikkate alınmalıdır. Hatalı bildirim yapan veya görev disiplinine uymayan kişiler hakkında bireysel değerlendirme yapılırken, görevini başarıyla sürdürenlerin sadece yaş nedeniyle sistem dışına çıkarılması önlenmelidir.
- Şeffaf ve Denetlenebilir Takdir Yetkisi: İdarenin takdir yetkisi daha şeffaf hale getirilmeli, görevin sona erdirilmesi halinde hangi objektif kriterlerin esas alındığı açıkça ortaya konulmalıdır.
Rıza E., Fahri Trafik Müfettişliği’nin sadece bir idari denetim mekanizması olmadığını, aynı zamanda toplumun trafik güvenliğine gönüllü katılımını temsil eden önemli bir sosyal sorumluluk modeli olduğunu belirtti. Uzun yıllar deneyim kazanmış ve trafik kültürü konusunda bilinçli bireylerin sistemden tamamen dışlanmasının, kamu hizmetinin niteliği açısından da bir kayıp yaratabileceği uyarısında bulundu.
Devletin üst düzey yönetim ve karar alma mekanizmalarında (Cumhurbaşkanı, Bakanlar, Milletvekilleri ve üst düzey bürokratlar) mutlak bir yaş sınırının bulunmamasının da bu tartışmada dikkate alınması gereken bir husus olduğunu vurgulayan Rıza E., Anayasal sistemin, ileri yaşın tek başına karar verme ve yönetme yeteneğini ortadan kaldırdığı varsayımını benimsemediğini hatırlattı (AY m.76, m.101). Bu nedenle, gönüllü bir denetim görevinde mutlak yaş sınırının uygulanmasının hukuki tutarlılık açısından ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Sonuç olarak Rıza E., hiçbir yaş kriterinin kullanılamayacağı anlamına gelmediğini, bazı görevlerde yaşın niteliği gereği dikkate alınabileceğini ancak bu kriterin mutlaka objektif, bilimsel ve ölçülü olması gerektiğini belirtti. Hukuk devletinde esas olanın yaşa göre ayrım yapmak değil, görevin gerektirdiği yeterliliğe sahip kişiyi belirlemek olduğunu ifade ederek (AY m.2, m.13), 70 yaş sınırının mutlak ve otomatik uygulanmasının eleştiriye açık olduğunu yineledi.



