Kaspersky'nin Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesine yönelik düzenlediği Siber Güvenlik Hafta Sonu etkinliğinde, kurum içi araştırma merkezinin gerçekleştirdiği küresel bir çalışmanın sonuçları paylaşıldı. 18 farklı ülkeden ve çeşitli sektörlerden 1.800 bilişim ve siber güvenlik karar vericisi ve uzmanının katılımıyla hazırlanan bu rapor, yapay zeka entegrasyonunun taşıdığı risklere rağmen şirketler arasında hızla yayıldığını gözler önüne seriyor. Şirket uzmanları, yapay zekanın verimlilik artışı sağladığını kabul ederken, bu sürecin güçlü siber güvenlik tedbirleri, net iç prosedürler ve kapsamlı personel eğitimleriyle desteklenmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Yapay Zeka Kullanımı ve Tercihleri
Araştırma, şirketlerin dahili yapay zeka yeteneklerine sahip teknolojilere belirgin bir ilgi gösterdiğini ortaya koyuyor. Katılımcıların %69'u yapay zeka özellikleri içeren çözümleri tavsiye edeceğini belirtirken, yapay zeka destekli araçlardan kaçınmayı tercih edenlerin oranı sadece %5'te kalıyor. Bu durum, yapay zekanın modern işletmelerde bir değer yaratma aracı olarak ne kadar köklü bir yer edindiğinin kanıtı niteliğinde. Yapay zeka, iş süreçlerinin pek çok alanında temel bir üretkenlik aracına dönüşmüş durumda. Çalışma sonuçları, farklı departmanlardaki çalışanların günlük işlerinde yapay zeka araçlarından geniş bir yelpazede faydalandığını gösteriyor. Öne çıkan kullanım alanları arasında veri analizi ve görselleştirme (%55), proje yönetimi (%51), bilgi arama (%47), departmana özgü görevler (%46) ve metin oluşturma ve düzenleme (%43) bulunuyor.
Kurumlar, yapay zeka araçlarının süreç verimliliğini artırması ve iş kalitesini yükseltmesi gibi somut faydalarının bilincinde. Ancak bu teknolojilerin beraberinde getirdiği riskler de göz ardı edilmiyor. Katılımcıların %84’ü, yapay zekanın kuruluşları için oluşturduğu risklerden endişe duyduğunu ifade ediyor. Bu endişeler, gerçek dünya deneyimlerine dayanıyor; dünya genelindeki kuruluşların %72’si son bir yıl içinde bir siber güvenlik olayı yaşadığını bildirirken, bunların %8’i özellikle yapay zeka kaynaklı güvenlik açıklarından doğan tehditlerle karşılaştığını belirtiyor. Dikkat çekici bir diğer bulgu ise, katılımcıların %81’inin bu risklerin çalışanların sorumlu davranışları sayesinde etkili şekilde azaltılabileceğine inanması. Bu sonuç, yapay zeka çağında güvenlik farkındalığının ve personel eğitimlerinin kritik önemini vurguluyor.
Kaspersky META Bölgesi Kıdemli Güvenlik Danışmanı Brandon Muller, kuruluşların yapay zekayı benimseme hızının, güvenliğe yönelik aynı ölçüde güçlü bir bağlılıkla desteklenmesi gerektiğini belirtti. Muller, popüler yapay zeka araçları gibi görünen kötü amaçlı yazılımlar, güvenli olmayan 'vibe coding' uygulamalarından kaynaklanan güvenlik açıkları, kurumsal yapay zeka platformlarına ait erişim bilgilerinin sızdırılması ve yapay zeka ajanlarının kötü amaçlı becerileri gibi tehditlerin çeşitlendiğini ifade etti. Bu risklerin yönetilmesi için doğru teknolojinin yanı sıra net prosedürler ve güvenlik konusunda bilinçli bir çalışan kadrosunu kapsayan bütünsel bir yaklaşım gerektiğini vurguladı. Kaspersky, siber güvenlik risklerini minimize ederken yapay zekanın potansiyelinden tam olarak yararlanmak isteyen kurumlara net kullanım ilkeleri belirlemeyi, gelişmiş siber güvenlik çözümleri kullanmayı (örneğin Kaspersky Next ürün ailesi) ve çalışanların siber güvenlik eğitimine yatırım yapmayı (örneğin Kaspersky Automated Security Awareness Platform) öneriyor.




