Yapay zeka (YZ) teknolojilerinin iş hayatındaki etkisi giderek derinleşiyor. Son yapılan bir araştırma, şirket liderlerinin önemli bir kısmının, yapay zeka ajanlarının önümüzdeki üç yıl içinde iş süreçlerinin en az yarısını devralabileceğine inandığını gösteriyor. Bu inanç, teknolojinin iş dünyasındaki dönüşüm hızına dair çarpıcı bir gösterge olarak öne çıkıyor.

Bireysel Kullanımda Büyük Artış ve Bölgesel Farklılıklar

Bireysel katkı sağlayan çalışanlar arasında yapay zeka kullanım oranları geçen yıla göre 23 puanlık bir artışla %74 seviyesine ulaştı. Özellikle Hindistan, Orta Doğu, Brezilya ve Güney Afrika gibi bölgeler, küresel ortalamanın ve ABD, Fransa, İtalya gibi gelişmiş ülkelerin üzerinde bir kullanım yoğunluğu sergiliyor. Ancak bu yaygınlaşma, beraberinde bir 'iş tatmini paradoksu'nu da getiriyor. Katılımcıların %72'si YZ'nin beceri beklentilerini değiştirdiğini belirtirken, %47'si zamanlarının önemli bir kısmını YZ'yi yönetmeye ayırdığını ifade ediyor. YZ kullanıcılarının %67'si iş tatmininin arttığını söylerken, %41'i bilişsel yükün yükseldiğini rapor ediyor. Bu durum, YZ'nin işi hem kolaylaştırıp hem de zorlaştırdığı çift yönlü bir etki yaratıyor.

Çalışma, YZ'nin sağladığı verimlilik kazançlarının henüz tam olarak değerlendirilemediğine de dikkat çekiyor. Düzenli YZ kullanıcılarının %42'si haftada en az bir iş günü tasarrufu sağladığını belirtirken, %66'sı bu kazanılan zamanı nasıl değerlendirecekleri konusunda yeterli rehberlik almadıklarını veya hiç almadıklarını ifade ediyor. Boston Consulting Group Yönetici Ortağı Gözde Yalazı Özbek, bu durumu değerlendirerek, YZ'nin ilk aşamada bireysel üretkenliği artırmaya odaklandığını, ancak gelecekte kolektif çalışmayı dönüştürmesi gerektiğini vurguluyor. Özbek, Türkiye'deki kurumların da YZ yatırımlarını hızlandırdığını ancak sürdürülebilir etkiyi ancak teknolojiyi organizasyonel dönüşüm aracı olarak görenlerin yaratabileceğini ekliyor. Net bir stratejinin, YZ dönüşümünün başarısını ve ölçülebilir iş etkisini 25 puan artırdığı belirtiliyor.

Türkiye'de YZ Yaygınlaşmasının Önündeki Engeller

Türkiye özelinde ise YZ'nin kurumsal ölçekte yaygınlaşmasının önündeki başlıca engeller, veri ve teknoloji altyapısının olgunluğu ile regülasyonlar olarak sıralanıyor. Özellikle veri yerelleştirme gereklilikleri, bazı sektörlerde YZ uygulamalarının ölçeklenmesini zorlaştırabiliyor. Bununla birlikte, yurt içi bulut altyapılarının gelişimi ve kurumların veri temellerini güçlendirme çabaları, bu engellerin aşılmasına yardımcı oluyor. Türkiye'deki birçok kurumun YZ'yi deneme aşamasından çıkarıp iş süreçlerine entegre etmeye başladığı ve gelecekte teknolojiyi kurumsal ölçekte hayata geçirme kabiliyetinin belirleyici olacağı ifade ediliyor.