İstanbul'da düzenlenen Erzurum Günleri etkinliğinde, Kültürsarayı standında okurlarıyla bir araya gelen ve kitaplarını imzalayan deneyimli gazeteci Kadir Sabuncuoğlu, Gazeteci Ekonomist Ahmet Kaplan'a samimi açıklamalarda bulundu. Sabuncuoğlu, uzun yıllar Hürriyet ve Doğan Haber Ajansı Erzurum bürosunda yöneticilik de dahil olmak üzere, yaklaşık yarım asırlık meslek hayatının birikimlerini okurlarıyla paylaştı. Süleyman Demirel'den İbrahim Erkal'a, Acun Ilıcalı'dan eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz'a kadar birçok önemli ismin bilinmeyen yönlerini ve taşra ile merkez medyasının perde arkasını eserlerinde gözler önüne seriyor.

Medyanın Dünü, Bugünü ve Geleceği Üzerine Çarpıcı Analizler

Medya dünyasının geçmişi, bugünü ve geleceği hakkında çarpıcı değerlendirmelerini Ahmet Kaplan ile paylaşan Kadir Sabuncuoğlu, sektördeki dijital dönüşüm ve köklü habercilik ilkeleri üzerine konuştu. Türk basın tarihine geçecek nitelikteki sözleriyle dikkat çeken Sabuncuoğlu, “Gazetecinin emeklisi olmaz, ancak rahmetlisi olur!” ifadesini kullandı. Matbaa mürekkebini bir kez tadan nesillerden olduklarını belirten Sabuncuoğlu, “Kağıt üzerinde emekli olabilirsiniz, kurumlar değişebilir, teknoloji dijitalleşebilir ama habercilik refleksi ruhunuza bir kez işledi mi ondan kaçamazsınız. Benim bu kitapları kaleme almam da işte bu bitmeyen refleksin, mesleğime ve doğup büyüdüğüm topraklara olan vefa borcumun bir tezahürüdür. Biz susarsak, mutfağın arkasındaki gerçekler de bizimle mezara gider” diyerek mesleğe olan bağlılığını vurguladı.

Kadir Sabuncuoğlu, Ahmet Kaplan'ın medyanın kurumsal yapısı ve hafıza kaybı üzerine sorularına yanıt verirken, yeni nesil gazetecilere önemli bir mesaj iletti. “Haberin dijital mecralara kayması hızı artırdı ancak derinliği azalttı. Genç meslektaşlarımız tabelalara, unvanlara değil; insan hikayelerine ve araştırmacı gazeteciliğe odaklanmalı. Bizim dönemimizin manşetleri hâlâ konuşuluyorsa, arkasında yatan o sarsılmaz insan odaklı habercilik refleksidir” sözleriyle mesleki tecrübesini aktardı. Emekli olmasına rağmen yazı hayatına hız kesmeden devam eden Sabuncuoğlu, kitaplarını yazarken adeta manşet atmanın heyecanını yeniden yaşadığını belirtti. Zafer Yayınevi etiketiyle çıkan ‘Bir Ömür Bin Haber’, ‘Az Gittik Uzun Gittik’ ve son eseri ‘Kalbimdeki Manşet: Hasangala’ adlı eserleri, sadece anı kitabı olmanın ötesinde, Türkiye'nin yakın tarihine, basın koridorlarındaki siyasi ve toplumsal olaylara ışık tutan yarı-belgesel kaynaklar niteliği taşıyor.

Kitaplarında Saklı 41 Yıllık Sırlar

Sabuncuoğlu’nun “Siyaset, Medya ve Magazinin Gizli Kulisi” olarak tanımladığı “Az Gittik Uzun Gittik - 41 Yılın Öyküsü” adlı eserinde, ünlü isimlerin hiçbir yerde yayımlanmamış kriz anları ve insani yönleri kendi tanıklıklarıyla kaleme alınmış. Bu eserde, İbrahim Erkal'ın ailesinin anlatımıyla gün ışığına çıkan özel portresi, Demirhan Hararlı'nın Acun Ilıcalı'ya yaptığı tarihi uyarı, Naim Hoca'nın Süleyman Demirel'in de katıldığı cenaze namazında bir bakana ecel terleri döktüren olayı, Avukat Faruk Terzioğlu'nun meydan okuması ve Mehmet Nuri Yılmaz'ın tebessüm ettiren anıları gibi pek çok ilgi çekici detay yer alıyor.

Kadir Sabuncuoğlu’nun doğup büyüdüğü topraklara duyduğu vefa borcunun bir yansıması olan “Kalbimdeki Manşet: Hasangala” ise, yarı anı yarı belgesel niteliğinde bir eser. Hasankale’nin (Pasinler) kültürel mirasını, folklorunu, günlük yaşayışını ve mahalli dilini gazeteci gözlemiyle harmanlayarak gelecek nesillere eşsiz bir kaynak sunuyor. Eserlerinde samimi, akıcı ve gözlem gücünü yansıtan bir dil kullanan Sabuncuoğlu, gazeteciliğin sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.